Analog ve IP CCTV Sistemleri

Kapalı Devre Kamera Sistemleri

Kapalı Devre Kamera İzleme ve Kayıt Sistemleri, günlük hayatın büyük bir bölümünde yer almaktadır. Başta güvenlik projeleri olmak üzere, izlemeye dayalı her tür ihtiyaç ve uygulamada ön plana çıkmaktadır. Bina ve tesis güvenliği, kamusal alan güvenliği ve şehir izleme, ürün ve üretim takibi, toplu taşıma sistemlerinin güvenliği, kara ve demiryolu hatlarının izlenmesi ve gerektiğinde kaydedilmesinde çözüm olarak CCTV sistemi kullanılmaktadır.

Sistemlerin vardığı son teknoloji sayesinde, gündüz kadar geceleri de etkin görüntü elde edilebilmektedir. Işık hassasiyeti yüksek kameralar, kızılötesi aydınlatma ekipmanları, optik yaklaştırmalı ve hareketli kameralar, termal kameralar ve benzeri ekipmanlar sayesinde farklı ihtiyaçlara çözüm oluşturmak mümkündür.

Analog sinyal tabanlı CCTV sistemleri, büyük oranda dijital ortamlarla bütünleşmiştir.Özellikle, kayıt ve görüntü transferi çözümlerinde bilişim dünyasının ulaştığı son teknoloji ile entegrasyon sağlanmıştır.

Efektif bir sistem kurulumunda ürün kadar önemli olan, çözümün bütünündeki kalitedir.Sistemin tasarım ve uygulama aşamalarındaki mühendislik içeriği, ürünle paralellik gösterdiği sürece, sistem beklentilere yeterli oranda cevap verecektir.

Ip Tabanlı Kapalı Devre Kamera Sistemleri

CCTV endüstrisi, yeniçağın en çok tercih edilen ağ haberleşme tipi olan IP ağları ile entegre olmuş durumdadır. Bir yanda görüntüye dayalı kalite ve hassasiyeti artıran teknoloji, diğer yanda CCTV ürünlerinin birbirleri ile dijital olarak haberleşmesini sağlamıştır

Modern yapı teknolojilerinin gelişimi esnasında, binaların yapısal kablolama omurgalarındaki sadeleşme ve ortak alt yapı kullanımı hedefi IP CCTV sürecini hızlandırmıştır.

Coğrafi uzaklıkların iletişim teknolojileri ile kısaltıldığı modern çağda, kilometrelerce uzaktaki izleme sistemlerine, yereldekiler kadar kolay erişilebilmektedir. Optik ve kablosuz haberleşme alternatifleri ile de fiziksel birçok engel ortadan kalkmaktadır.

Belli bir dönem yüksek bant genişliği gerektiren dijital görüntü verileri, MPEG-4 ve H.264 gibi yeni nesil sıkıştırma formatları sayesinde sorun olmaktan çıkmıştır. Bu sayede daha uzun süreli ve daha kaliteli görüntünün kaydedilmesinin ve transferinin maliyeti görece olarak azalmıştır.